Korkularına Rağmen Kendini Seçmek | Sevilay Acar

Korkularına Rağmen Kendini Seçmek

Sessiz cesaret, sahici bağlar

Bu sene öğrendiğim şeylerden biri de, hangi durumda olursam olayım çözüm için bir soru sorduğumda, bir şekilde cevabını aldığımı görmek oldu. Sanki içimizde görünmez bir ağ var; yürekten bağlandığında, o bağı gerçekten hissediyorsun. İşte ben buna KalpCell diyorum. Yargılamadan, utandırmadan, büyük bir özen ve anlayışla konuşuyor insanla…

Bazen farkında olmadan kendi duygularımızla yoruyoruz kendimizi. Ve şunu fark ettim: İçimizde bizi en çok yargılayan, engelleyen kişi çoğu zaman yine biziz. Korkularımız bir ahtapot gibi zihnimizi sarıyor ve bizi otantik olmaktan alıkoyuyor.

Geçenlerde kızımla birlikte Kedilerin Krallığı adlı filmi izledik. Bir kediyi arabanın altında ezilmekten kurtaran genç kız, Kediler Kralı tarafından ödüllendirilmek isteniyor. Böylece başlayan macera, onun korkularıyla yüzleşmesine vesile oluyor; kayıplarının aslında bir kılavuza dönüştüğünü anlıyor. Yani, eğer neden orada olduklarını anlayabilirsek, korkularımız bize yol bile gösterebilir ve bizi ait olduğumuz yere doğru yönlendirebilir.

Korkabiliriz. Çekinebiliriz. Utanabiliriz. Yapamayacağımızı düşünebiliriz. Hatta kendimiz olmanın ardından gelebilecek kayıplardan ürkebiliriz. Ama tüm bunlar bana şunu öğretti:

Dinlediğin, okuduğun, beslendiğin insanlar ve sözler seni korkutuyor mu, yoksa sana yol mu gösteriyor? Seni kendine ve ilkelerine mi davet ediyor, yoksa hakikate sevgiyle mi yaklaştırıyor?

Bütün bunların nasıl anlatıldığını görmek çok önemli: Sevgiyle mi, şefkatle mi, anlayışla mı… yoksa korkutarak mı? Bir süre sonra, bir dükkâna ya da kuaföre bile giderken nasıl davrandıklarına bakar hale geliyorsun. Elbette kendini de görerek…

Bir başkasına yüklediğin duyguları kendinde fark etmek, önce rahatsız ediyor. Ama her rahatsızlığın ardında bir konfor alanı olduğunu fark edince, bu yüzleşmeler günlük bir pratiğe dönüşüyor.

“Mutlak gerçeğe götüren yol, çok sayıda yanılgıdan geçer.”

— Alfred Adler

Yanılgıları yalnızca olumsuz gördüğümüzde, en çok da kendimize kızan bir ebeveyne dönüşüyoruz. Oysa insan, korkularına rağmen onların anlattıklarını dinleyerek kendini seçmeye devam etmeli.

Ruhunu besleyen insanlar, iyi hissettiren sohbetler, gerçekten iletişim kurabildiğin bağlar… İşte o zaman kalp şunu görüyor: “Benimle gerçekten yürümek isteyenler var.” Ve sen de şöyle diyorsun: “Ben, gerçekten yürüyebiliyorum.”

Bazen yarım hissedebiliriz. Bazen yalnız. Bazen eksik, yanlış ya da tamamlanmamış… Bazen çok yol kat ettiğimizi görürüz, bazen hiç ilerlememişiz gibi gelir. Hepsi mümkün.

Ve bazen, hikâyelerin tamamlanmasına değil, bize ne gösterdiğine bakabilmek gerekir. Eksik hissettiren şeyin sadece bir düşünce olduğunu fark edip, “Tamam, orası eksik kalsın” diyebilmek… Utancın bir bağımlılık ağına dönüşebileceğini fark edip, o bağı nazikçe çözebilmek…

Bazen cesaretsiz zannettiğimiz yerde, aslında daha büyük bir cesaretin eşiğinde durduğumuzu hissedebiliriz. Neyi neden yaptığımızı öğrendikçe, yine üzülürüz belki; ama daha bilinçli ve daha cesur ilerleriz.

Ve belki hepimiz, bu katan ve besleyen yürüyüşün sonunda, ıslığımızı korkudan değil güvenle çalarak eve dönebiliriz. Belki bu, umudumuzun yolunu başkalarına değil, kendimize bağladığımız yıl olur.


Yazar Sevilay Acar’ı Instagram’da takip edebilirsiniz.

@sevilayacarr

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yasal Uyarı: Bu içerikte yer alan bilgiler yalnızca eğitim, bilgilendirme farkındalık amaçlıdır. Tanı ve tedavi yerine geçmez. Sağlık durumunuzla ilgili kararlar almadan önce mutlaka doktorunuza veya yetkin bir sağlık profesyoneline danışın.
Author: Sevilay Acar
Sevilay Acar, televizyon program editörü ve yazardır. Kültür, yaşam ve insan hikâyeleri odağında ürettiği içeriklerde; edebiyat, düşünce ve gündelik hayat arasında bağ kuran bir anlatı dili benimser. Uzun yıllar ulusal televizyon kanallarında kültür, belgesel ve yaşam programlarında editörlük yaptı; farklı mecralarda köşe yazıları ve söyleşileri yayımlandı. “Babalardan Babalara” adlı kitabın yazarı olan Acar, yazılarında çoğunlukla insanın iç yolculuğuna, anlam arayışına ve sessiz dönüşümlerine odaklanır. Çalışmalarını bağımsız yayıncı olarak sürdürmektedir.