Yaşlanma yalnızca biyolojik bir süreç değil. Ama son yıllarda yapılan bazı araştırmalar, yaşlanma sürecinin yalnızca genetik ve fiziksel faktörlerle değil, zihinsel algılarımızla da yakından ilişkili olabileceğini gösteriyor.
Özellikle Yale Üniversitesi’nden psikolog Becca Levy’nin yürüttüğü çalışmalar, insanların yaşlanmaya dair inançlarının, sağlıkları ve yaşam süreleri üzerinde ölçülebilir etkiler yaratabildiğini ortaya koyuyor.
Yani mesele sadece nasıl yaşlandığımız değil.
Biraz da nasıl düşündüğümüz.
Modern dünyada insanlar artık sadece yaşlanmıyor;
yaşlanmaktan korkuyor. Ve ilginç olan şu ki, bazı araştırmalar bu korkunun yalnızca psikolojik bir durum olmadığını, aynı zamanda beden üzerinde ölçülebilir etkiler yaratabileceğini gösteriyor.
Yaşlanmaya dair algılarımız, stres seviyemiz, kendimizle kurduğumuz ilişki ve hatta zamanla ilgili düşünme biçimimiz — tüm bunlar yaşlanma sürecini dolaylı olarak etkileyebilir.
Bu noktada önemli bir soru ortaya çıkıyor:
Yaşlanma korkusu, gerçekten yaşlanma hızını etkileyebilir mi?
Bu konuyu daha detaylı ele aldığım Medium.com’da yayınlanan yazımda,
yaşlanma algısı, stres, psikolojik faktörler ve bilimsel çalışmalar üzerinden bu soruya daha geniş bir perspektiften bakıyorum.
↓
Hülya Konar tarafından yazılan yazının tamamını →Medium ’da okuyabilirsiniz:







