Defne Eren - Endometriozis ile Yaşamak | Fonksiyonel Yaşam

Defne Eren’in Endometriozis İle Yaşam Hikâyesi

Gerçek Sesler Söyleşisi: Endometriozis ile Yaşamak

Endometriozis — halk arasında “çikolata kisti” olarak bilinen bu hastalık — Türkiye’de üreme çağındaki kadınların yaklaşık yüzde beş ile onunda görülüyor. Hamile kalmakta güçlük çeken kadınlarda ise bu oran yüzde yirmi beş ila elli arasında görülüyor. Peki neden bu kadar çok kadın yıllarca tanı alamadan yaşıyor? Araştırmalar, belirtilerin başlamasından tanıya kadar geçen sürenin ortalama sekiz ila on iki yıl olduğunu gösteriyor. Bunun en büyük nedeni hem hekimlerin hem de hastaların “şiddetli adet ağrısı normaldir” yanılgısı. Fonksiyonel Yaşam’ın Gerçek Sesler bölümünde bu kez 28 yaşında bir iç mimar olan Defne Eren ile konuştuk. Defne, yıllarca “abartıyorsun” denildiğini, tanı aldıktan sonra ise hayatını nasıl yeniden kurduğunu anlattı.

Not: Çikolata kisti denmesinin nedeni nedir?: Odaklarda biriken kan artıklarının renkleri zamanla bulundukları alanda kırmızıdan kahverengi, siyaha doğru değişim gösterir. Çikolata kisti yumurtalık dokusunda kanın birikimiyle ortaya çıkar. Kistin içindeki sıvının çikolatayı andırması nedeniyle, kist bu isimle anılır. | Detaylı bilgi için → Türk Jinekoloji ve Obstetrik Derneği

Defne Eren – Endometriozis ile Yaşamak | Fonksiyonel Yaşam

FY – Nur: Endometriozis kelimesini ilk ne zaman duydun?

Defne Eren: Açıkçası üniversiteye kadar hiç duymamıştım. Lise yıllarından beri regl dönemlerimde çok şiddetli ağrılarım vardı — bazen okula gidemez, yerde kıvranırdım. Annem ‘bizim ailemizde hep böyle olur’ dedi, doktor da ‘adet ağrısı normaldir’ dedi. Ben de inandım. Ağrı kesici yutarak yıllarca idare ettim. Endometriozis kelimesini bir arkadaşımın paylaşımında gördüm, 24 yaşındayken. İlk kez ‘bu ben miyim?’ dedim.

FY – Nur: Peki tanıya nasıl ulaştın? Süreç nasıl geçti?

Defne Eren: Doktora gittiğimde ultrason istediler, ‘küçük bir kist var, takip edelim’ dediler. Ama ben ısrar ettim, semptomlarımı tek tek anlattım — sadece adet ağrısı değil, adet dışı zamanlarda da pelvik ağrı, tuvalette ağrı, yorgunluk, şişkinlik… Sonunda laparoskopi önerildi ve ameliyatta net olarak görüldü: endometriozis. Evrelendirmede evre iki çıktım. Tanı aldığımda hem ağladım hem de garip bir rahatlama hissettim. Çünkü yıllarca ‘ağrıya abartıyorsun’ denmişti. İşte buydu, gerçekti.

FY – Nur: ‘Sadece ağrı değil’ dedin — pek çok kadın endometriozisi sadece adet ağrısı olarak biliyor. Başka belirtileri de anlatır mısın?

Defne Eren: Bu çok önemli bir nokta. Ben de başta öyle biliyordum. Ama endometriozis aslında tüm vücudu etkileyen sistemik bir hastalık. Bağırsak sorunları çok yaygın — şişkinlik, ishal, kabızlık, özellikle adet döneminde bağırsak ağrıları. Ben de uzun süre ‘neden bu kadar sindirim problemim var?’ diye düşünürdüm, endometriozisle bağlantısını bilmiyordum. Bir de ‘beyin sisi’ denen şey var — konsantre olamama, zihinsel yorgunluk. Bunları adet ağrısıyla ilişkilendirmezsiniz.

Endometriozis Nedir? | Fonksiyonel Yaşam
Endometriozis Nedir? | Fonksiyonel Yaşam

FY – Nur: Tedavi sürecinde neler yaşadın? Ameliyat mı olman gerekti?

Defne Eren: Laparoskopi hem tanı hem de tedavi amaçlı yapıldı — yani doktor görürken aynı anda müdahale de etti. Kapalı ameliyat, çok şükür hızlı iyileştim. Ama ameliyat tek başına yeterli değil, doktorum bunu net söyledi: ‘Ameliyat temizler ama endometriozis kronik bir hastalık, yaşam tarzı değişmeden nüks riski yüksek.’ Hormonal tedaviyi de bir süre kullandım. Asıl dönüşüm ise beslenmeyle oldu.

FY – Nur: Beslenme değişikliği gerçekten fark yarattı mı?

Defne Eren: Benim için oyun değiştirici oldu. Endometriozis temelde inflamatuar — yani iltihabi — bir hastalık. Dolayısıyla anti-inflamatuar beslenmek semptomları ciddi ölçüde hafifletebiliyor. Kırmızı eti ve işlenmiş gıdaları neredeyse hayatımdan çıkardım. Omega-3 açısından zengin besinlere yüklendim — haftada birkaç kez somon, ceviz, keten tohumu. Zerdeçal ve zencefili mutfağımın vazgeçilmezi yaptım. Bir de bağırsak sağlığı çok kritik — probiyotik besinler, lifli sebzeler. Çünkü bağırsak mikrobiyotası östrojen metabolizmasını doğrudan etkiliyor, bu da endometriozis üzerinde geri dönüşlü bir etki yaratıyor. Şişkinlik ve bağırsak ağrılarım bu değişikliklerle büyük ölçüde azaldı.

FY – Nur: Endometriozis ve gelecek planları meselesi — bu hastalıkla yaşayan kadınlar için çoğu zaman sessiz bir kaygıya dönüşüyor. Sen bu konuyu nasıl taşıyorsun?

Defne Eren: Evet, ‘sessiz kaygı’ tam doğru kelime. Kimse doğrudan sormuyor ama herkes soruyor gibi hissediyorsunuz. Ben de tanıyı aldığımda zihnimin bir köşesine yerleşti bu soru — ‘ileride ne olacak?’ Doktorum, endometriozis olan her kadının aynı yolu yaşamadığını, erken müdahalenin farkı büyük ölçüde kapattığını söyledi. Bu beni rahatlattı biraz. Henüz o noktada değilim hayatımda, ama şunu öğrendim: bilgisiz kaygı, bilgili kaygıdan çok daha ağır. Ne olduğunu bilmek, en azından elimi nereye koyacağımı gösteriyor.

📌  Okuyucu Notu: Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre kısırlık yaşayan kadınların yüzde 25 ila 50’sinde endometriozis saptanıyor. Tanıya ulaşma süresi ise ortalama 8-12 yıl. Güncel bilgiler için → WHO Endometriozis Fact Sheet

FY – Nur: Endometriozisle yaşarken en zor şey ne?

Defne Eren: Görünmez olması. Dışarıdan sağlıklı, genç, enerjik görünüyorsunuz. Ama içeride kronik bir iltihap var, hormonlarınız dengesiz, bazı günler yataktan kalkmak bile zor. İş hayatında bunu kimseye anlatamıyorsunuz. ‘Kadın işi’ gibi görüldüğü için ciddiye alınmıyor. Bir de sosyal baskı var — ‘neden çocuk istemiyorsun, neden gecikiyorsun’ sorularına maruz kaldığınızda içinizden ‘bilmiyorsunuz ne kadar karmaşık bir şey bu’ diyorsunuz ama anlatamıyorsunuz.

FY – Nur: Yeni tanı alan birine ne söylemek istersin?

Defne Eren: Şunu söylerdim: ağrın gerçek. ‘Abartıyorsun’ diyene inanma. Adet döneminde ağrı kesici içmeden hayatını sürdüremiyorsan, işe ya da okula gidemiyorsan — bu normal değil, bu bir belirti. Uzman bir jinekolog bul, ultrasonla yetinme, gerekirse laparoskopi iste. Ve tanıyı aldıktan sonra sadece ilaca ya da ameliyata güvenme — beslenme, stres yönetimi, düzenli hareket bu hastalığın yönetiminde gerçekten etkili. Seni dinleyen bir doktor ve doğru beslenme rehberi, yaşam kalitenizi ciddi oranda değiştirebilir.

FY – Nur: Geleceğe dair nasıl hissediyorsun?

Defne Eren: Tanı almadan önceki Defne ile şimdiki Defne çok farklı. Artık bedenimi dinliyorum, sinyallerini anlıyorum. Ağrı benim düşmanım değil, bir mesaj — ‘bir şeyler doğru gitmiyor’ diyor. Endometriozis benim bir parçam oldu ama hayatımı durdurmadı. Parkta otururken, derin bir nefes alırken, ‘bu anı hissedebiliyorum’ diye şükrediyorum. Küçük ama gerçek bir özgürlük bu.

Defne Eren - Endometriozis ile Yaşamak | Fonksiyonel Yaşam
Defne Eren – Endometriozis ile Yaşamak | Fonksiyonel Yaşam

Gerçek Sesler

Benzer yollardan geçen başka hikâyeler de var.
Hepsini okumak için tıklayın ↓

Diğer Hikâyeleri Oku →

✦  Her endometriozis hikâyesi farklıdır.

Şiddetli adet ağrısı, kronik pelvik ağrı veya sindirim problemleri yaşıyorsanız bir kadın hastalıkları uzmanına danışmanızı öneririz. Erken tanı, uzun vadeli komplikasyon riskini önemli ölçüde azaltır. Beslenme değişiklikleri ve yaşam tarzı düzenlemeleri hakkında destek için fonksiyonel bir sağlık uzmanıyla çalışmayı değerlendirebilirsiniz.

→ Daha fazla bilgi için fonksiyonelyasam.com’ u ziyaret edin.

FY — Bilgilendirme

Uzmana danışın

Bu içerik bilgilendirme ve farkındalık amacıyla hazırlanmıştır; tanı, teşhis veya tedavi yerine geçmez. Sağlık, beslenme, psikoloji, egzersiz veya yaşam tarzınızla ilgili değişiklikler yapmadan önce, kişisel durumunuza uygun değerlendirme için nitelikli bir uzmana danışmanız önerilir.




Yasal Uyarı: Bu içerikte yer alan bilgiler yalnızca eğitim, bilgilendirme farkındalık amaçlıdır. Tanı ve tedavi yerine geçmez. Sağlık durumunuzla ilgili kararlar almadan önce mutlaka doktorunuza veya yetkin bir sağlık profesyoneline danışın.
Author: Nur Sümer
Nur Sümerler, İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde Radyo, Televizyon ve Sinema eğitimi aldı. İnsan hikâyeleri, görünmeyen sağlık mücadeleleri ve farkındalık yaratma projeleri üzerine yazılar kaleme alıyor. FonksiyonelYasam.com’da yer alan içeriklerinde toplumun sesi olmayı, farklı hayat deneyimlerini görünür kılmayı amaçlıyor. | Nur Sümerler is a freelance writer focusing on human stories, health awareness and social impact. She contributes to FonksiyonelYaşam.com with articles that aim to give voice to diverse experiences.