Gerçek Sesler Söyleşisi: PCOS ve İnsülin Direnci ile Yaşamak
Polikistik Over Sendromu — PCOS — üreme çağındaki kadınların yaklaşık yüzde onunda görülen, ama çoğunlukla yanlış anlaşılan bir hormonal tablo. Adet düzensizliği, inatçı kilo, tüylenme, akne, kronik yorgunluk… Bunların hepsi ayrı ayrı sorunlar gibi görünse de aslında aynı sistemin verdiği sinyaller olabiliyor. Üstelik PCOS’a çoğunlukla insülin direnci de eşlik ediyor — ve bu ikili birbirini besleyen bir döngü oluşturuyor. Fonksiyonel Yaşam’ın Gerçek Sesler bölümünde bu kez 31 yaşında bir pazarlama uzmanı olan Lale Şahin ile konuştuk. Lale, yıllarca “biraz kilo ver, düzelir” denildiğini, asıl sorunun insülin direnci olduğunu öğrenene kadar ne kadar yorulduğunu anlattı.

Nur: PCOS tanısını nasıl aldın? Süreç nasıl başladı?
Lale Şahin: Aslında tanı çok erken geldi — 22 yaşında. Ama anlamak çok daha uzun sürdü. Ultrasonumda “polikistik over görünümü var” dediler, hormonlarıma baktılar, “PCOS” dediler ve elime bir reçete tutuşturdular. Kimse oturup “bu ne demek, hayatın nasıl değişecek, ne yapman lazım” demedi. Ben de “tamam, bir sendromum var” deyip geçtim. Asıl çöküş 27 yaşında geldi — kilo alıyordum ama yemiyordum, spor yapıyordum ama veremiyordum, sürekli yorgundum, öğleden sonraları masada gözlerim kapanıyordu. O zaman bir şeylerin daha derin olduğunu anladım.
Nur: “Biraz kilo ver, düzelir” cümlesini sen de duydun mu?
Lale Şahin: Defalarca. Ve her seferinde içimden “ama ben zaten çok yemiyorum ki” diyordum. Bu cümle aslında çok zalim — çünkü PCOS’ta kilo vermek gerçekten zorlaşıyor, metabolizma farklı çalışıyor. Sonradan öğrendim ki bunun sebebi büyük ölçüde insülin direnci. Hücreler insüline yeterince yanıt veremeyince kan şekeri dengelenemez, yağ depolanması artar, kilo vermek güçleşir. Yani doktor “kilo ver” diyor ama tam da kilo vermeyi zorlaştıran mekanizmayı görmezden geliyor. Bir kısır döngü bu.
Nur: İnsülin direncini nasıl keşfettin? Belirtilerin ne olduğunu fark ettin mi?
Lale Şahin: Fark ettim ama adını koyamıyordum. Yemekten bir saat sonra tekrar acıkıyordum. Akşam yemeğinin ardından tatlı isteği öyle bir geliyordu ki — direnç göstermek neredeyse imkânsız hissettiriyordu. Öğleden sonra 3-4 arası kafam çalışmıyordu, beyin sisi diyorlar buna, tam o. Boyun arkamda ve koltuk altımda hafif renk koyulaşması vardı — bunu sonradan öğrendim, insülin direncinin ciltteki işareti olabiliyormuş. Bunların hepsini ayrı ayrı yaşıyordum ama kimse “bunlar birbirine bağlı” dememişti.
Nur: Peki doğru tanıya nasıl ulaştın?
Lale Şahin: Bir fonksiyonel tıp yaklaşımını benimseyen doktora gittim. İlk kez oturdu, dinledi, “şikayetlerini anlat” dedi — sadece ultrason ve hormon değil, hayatımı sordu. Açlık insülini ölçüldü, HOMA-IR* hesaplandı — insülin direnci net olarak ortaya çıktı. “PCOS’unla insülin direncin birbirini tetikliyor” dedi. Yani adet düzensizliğim, kilom, yorgunluğum, tatlı krizlerim — hepsi aynı tablonun parçalarıydı. İlk kez her şey birbirine bağlandı zihnimde.
*HOMA-IR (Homeostatic Model Assessment of Insulin Resistance): Açlık kan şekeri ve açlık insülin değerlerinden hesaplanan, insülin direncini ölçen bir formüldür. Rutin kan tahlillerinde yer almaz — doktorunuzdan özellikle istemeniz gerekir. 2.5 ve üzeri değerler insülin direncine işaret edebilir; ancak yorumlanması mutlaka bir uzman eşliğinde yapılmalıdır.
Nur: Tedavi ve yaşam tarzı değişikliği nasıl ilerledi?
Lale Şahin: Beslenme tamamen değişti — ama “diyet” anlamında değil, metabolizmayı anlayarak. Kan şekerini hızla yükselten rafine karbonhidratları azalttım. Her öğüne protein ve sağlıklı yağ ekledim — bu kan şekerinin ani yükselmesini engelliyor. Glisemik indeksi düşük besinlere geçtim. Bir de yeme sırası çok önemli öğrendim: önce yeşillik ve protein, sonra karbonhidrat — bu basit değişiklik bile kan şekeri tepkisini ciddi ölçüde değiştiriyormuş. Doktorum metformin* de yazdı bir süre için, insülin duyarlılığını desteklemek amacıyla. Ama ilaç tek başına değil, beslenme ve hareketle birlikte etkili oldu.
Metformin: İnsülin duyarlılığını artırmak amacıyla kullanılan, reçeteli bir ilaçtır. PCOS’ta insülin direnci yönetimi için doktor tarafından önerilebilir. Kendi başınıza kullanmayın — dozaj ve kullanım süresi mutlaka bir hekim tarafından belirlenmelidir.
Nur: Egzersiz meselesine nasıl yaklaştın? PCOS’ta doğru hareket önemli mi?
Lale Şahin: Çok önemli — ama nasıl hareket ettiğin de önemli. Ben yıllarca sadece kardio yapıyordum, koşuyordum, bisiklete biniyordum. Fayda göremedim. Sonradan öğrendim ki direnç egzersizi, yani ağırlık antrenmanı, insülin duyarlılığını artırmada çok daha etkili. Kaslar kan şekerini depoluyor, kaslar güçlendikçe insülin direnci kırılıyor. Haftada üç gün ağırlık çalışmasına başladım — üç ayda farkı hissettim. Öğleden sonra enerji çöküşleri azaldı, tatlı krizleri hafiflemesi başladı.
Nur: PCOS’ta ruh sağlığı boyutu çok konuşulmuyor. Sen nasıl yaşadın bunu?
Lale Şahin: En az bedensel boyutu kadar ağır. Hormon dalgalanmaları ruh halini doğrudan etkiliyor — anksiyete, ani üzüntüler, kendine güvensizlik. Bir de “neden bu kadar çabalıyorum ama sonuç göremiyorum” yorgunluğu var. Beden sana ihanet ediyormuş gibi hissettiriyor bazen. Bir terapistle çalışmak benim için oyun değiştirici oldu. Sadece PCOS’u değil, bedenimle ilişkimi yeniden kurdum. Stres kortizolü yükseltir, kortizol insülin direncini kötüleştirir — yani stres yönetimi bu tabloda tıbbi bir müdahale kadar önemli.
Nur: Sana çok sorulan bir şey var mı — “PCOS geçer mi, iyileşir mi?” gibi?
Lale Şahin: Bu soruyu ben de çok sordum, çok da duydum. Net cevap şu: PCOS geçici bir tanı değil. Yumurtalığın yapısı değişmiyor — ama bu kötü bir haber değil aslında. Çünkü şikayetler, belirtiler, metabolik tablo — bunlar çok büyük ölçüde yönetilebiliyor. Ben ilaç kullandım, bir süre sonra kestim — belirtiler yeniden başladı. Sonra öğrendim ki amaç “ilaçla geçirmek” değil, yaşam tarzını o tabloya göre kurmak. Kilo değiştikçe, beslenme değiştikçe, stres yönetimi değiştikçe tablo da değişiyor. Bir de şunu ekleyeyim: “doğum yapınca geçer” diye bir şey de yok. Bunu da duydum defalarca. PCOS doğumla gitmiyor — doğum sonrasında tablo nasıl seyredecek, yumurtlama geri gelecek mi, bunlar kişiden kişiye çok değişiyor.
Nur: “Polikistik” diyoruz ama aslında kist yok mu? Bu da çok karıştırılıyor.
Lale Şahin: Ben de yıllarca “yumurtalığımda kistler var” diye düşündüm — yanlışmış. Ultrasondan “polikistik görünüm” çıkıyor ama orada gördüklerimiz aslında folikül — yani yumurta taslakları. Normalden çok sayıda ve küçük küçük dizilmiş halde. Gerçek kist dediğimizde 3 santimetre üstü bir yapıdan bahsediyoruz — PCOS’taki görünüm bu değil. Ama bu foliküllerin hiçbiri olgunlaşıp yumurtlayamıyor hormonal bozukluk nedeniyle. İsim kafa karıştırıcı, “kist var, korkunç bir şey” paniklerine neden oluyor. Oysa tablo çok farklı. Bunu bilmek beni ilk tanıda çok rahatlatırdı.
Nur: Yeni tanı alan birine ne söylemek istersin?
Lale Şahin: Şunu söylerdim: PCOS bir ceza değil, bir sinyal. Vücudun “bir şeyler yanlış gidiyor, bak bana” demesi. Ve bu sinyali dinleyip harekete geçmek tamamen senin elinde. Sadece ultrasonla ve doğum kontrol hapıyla geçiştirme — insülin direncine baktır, açlık insülinini ölç, HOMA-IR değerini öğren. Beslenme ve hareket konusunda gerçekten uzman biriyle çalış. Ve en önemlisi: “biraz kilo ver” diyen birine değil, “neden kilo veremiyorsun” diye soran birine git.
Nur: Bugün kendini nasıl hissediyorsun?
Lale Şahin: İki yıl öncesiyle kıyaslanamaz. Öğleden sonra enerji düşüşü neredeyse yok artık. Tatlı isteği var ama kontrol altında — kriz halinde gelmiyor. Adet düzenim oturdu. Kilom değişmedi çok ama bedenimle ilişkim değişti — artık ona savaş açmıyorum, onunla çalışıyorum. PCOS benim bir parçam ama beni tanımlamıyor. Beni tanımlayan şey, bu tabloyu anlayıp dönüştürmek için ne kadar çabaladığım.

✦ PCOS tek tip bir hastalık değildir — her kadında farklı bir tablo gösterebilir. Yukarıda anlatılan deneyimler kişisel bir hikâyedir. Tanı ve tedavi için mutlaka bir kadın hastalıkları uzmanı ya da fonksiyonel tıp doktoru ile görüşün. → Daha fazlası için fonksiyonelyasam.com‘u ziyaret edin.
Gerçek Sesler
Benzer yollardan geçen başka hikâyeler de var.
Haşimato’dan endometriozise, PCOS’tan kronik yorgunluğa — her bireyin sesi farklı, ama hiç kimse yalnız değil.
Tüm Hikâyeleri Oku →











