Kendi Pusulasını Kaybetmek: Yön Duygusunu Yeniden Bulmak | Züleyha Gülveren - Fonksiyonel Yaşam

Yönünü Kaybetmek ve Yeniden Bulmak

Bu yazı, bireyin yön duygusunu dış referanslara bıraktığında yaşadığı içsel kaybı ve yeniden kendine dönüş sürecini ele alıyor. Züleyha Gülveren, bu metinde bir hikâye anlatmaktan çok, uzun süre başkasının yönüyle hareket etmenin psikolojik etkilerini ve bu bağın çözülmesinin ardından yaşanan içsel dağılmayı yalın bir dille ortaya koyuyor. Bu yazı; ilişki dinamikleri, bağımlılık, yön duygusu ve duygusal düzenleme gibi kavramlara kişisel bir deneyim üzerinden bakarken, okuyucuya şu soruyu da bırakıyor: Kendi yönümüzü ne zaman gerçekten kendimiz belirliyoruz?


Uzunca bir süre başkasını kendime pusula bildim. Bu pusula bana yön verdi, karar alırken hızlanmam için cesaret veren oldu, durmam gerektiğinde hatırlattı. Kendimle ilgili şüphelerim olduğunda da onları gidermem için bana ışık oldu.

Yanlış bir şey yaptığımı düşünmüyordum. Çünkü yol alıyordum. Çünkü kaybolmamıştım. En azından öyle zannediyordum.

Bazı pusulalar insanı gerçekten ileri taşır. Bazıları ise sadece yürüdüğünü hissettirir. Ben farkını çok sonra anladım.

Bu bir aşk hikâyesi değildi. Ama bir bağdı. Uzun süren, güç dengesi eşit olmayan, zamanla yön duygusunu dışarıya teslim eden bir bağ. Yıllar içinde kendi iç sesim farklı yönden kısıldı, çünkü biri benim adıma yön tayin ediyor gibiydi.

Sonra pusulam alındı.

Kimse “artık kendi yönünü bul” demedi. Kimse haritayı öğretmedi. Sadece bir gün, baktığım yerde artık bir ibre yoktu.

Kayboldum.

Kaybolmam bir zayıflık değildi. Bir insanın, uzun süre dışarıdan yönlendirilip sonra aniden yalnız bırakıldığında yaşadığı doğal bir durumdu. Ama bunu böyle anlatmadılar bana.

Bana “sen hatalısın” dediler. Yanlış bağlanmışım. Yanlış anlamışım. Yanlış beklentiye girmişim.

Kimse şunu sormadı: Bir insan neden bu kadar uzun süre kendi pusulasını kullanmaz? Hangi ihtiyacını, hangi boşluğunu bununla dolduruyordur?

Pusulasını kaybeden biri, hemen yeni bir yön bulamaz. Önce panikler. Sonra yanlış yollara sapar. Ben de öyle yaptım.

Ardından bir ilişki yaşadım. Bu kez kendi pusulamı bulduğumu sandım. Ama hâlâ titreyen bir ibreyle yürüyordum. O ilişki de sağlıklı bitmedi.

İki ayrı kayboluş, tek bir bedende buluştu.

Bugün duygu durum bozukluğu için tedavi görüyorum. Bu cümleyi açıklama yapmak için değil, hikâyenin eksik kalmaması için yazıyorum. Çünkü bazen mesele “dayanıklı olmak” değil, sinir sisteminin sürekli alarmda kalmasıdır.

Duygu yönetimi benim için şunu fark etmekle başladı: Sorun, yön duygumu kaybetmem değildi. Sorun, uzun süre başkasının yönüne güvenmek zorunda kalmış olmamdı.

Öfkeliyim. Ama bu öfke tek bir kişiye değil. Öfkem, kendi pusulamı bu kadar geç elime almama. Ve onu elime aldığımda artık yorgun olmama.

Duygularımı bastırmaya çalışmıyorum. Onları susturmuyorum. Sadece direksiyona geçmelerine izin vermiyorum.

Şimdi pusulam yavaş yavaş yeniden ayarlanıyor. Hâlâ şaşırıyor. Hâlâ titriyor. Ama artık benim elimde.

Bu yazı bir hesaplaşma değil. Bir ifşa hiç değil. Bu yazı, içimde sıkışan enerjinin beni hasta etmemesi için.

Daha sakin değilim. Daha affedici de değilim. Ama artık kaybolduğumda, bunun bir ahlak meselesi değil, bir yön meselesi olduğunu biliyorum.

Ve yön, zamanla yeniden bulunuyor.


ZG

Züleyha Gülveren | Fonksiyonel Yaşam

Yazar · Sosyolog · Koç


🎧 Önerilen dinleme: A Winged Victory for the Sullen




Yasal Uyarı: Bu içerikte yer alan bilgiler yalnızca eğitim, bilgilendirme farkındalık amaçlıdır. Tanı ve tedavi yerine geçmez. Sağlık durumunuzla ilgili kararlar almadan önce mutlaka doktorunuza veya yetkin bir sağlık profesyoneline danışın.
Author: Züleyha Gülveren
Yazar, Sosyolog ve Koç. Türk Kızılayı bünyesinde danışmanlık yapıyor. Kitapları, iyi yaşamı ve insanı daha derinden anlamaya odaklanan içerikleriyle Fonksiyonel Yaşam’da her ay yeni bir kitapla yer alıyor.