Selin Arslan'ın Haşimato ile Yaşam Hikâyesi-Fonksiyonelyasam-com

Selin Arslan’ın Haşimato ile Yaşam Hikâyesi

Gerçek Sesler Söyleşisi: Haşimato ile Yaşamak

Haşimato tiroiditi (Hashimoto tiroiditi), bağışıklık sisteminin tiroid bezine saldırdığı kronik bir otoimmün hastalıktır. Erkeklerde kadınlara nazaran daha az görülen, Türkiye’de her 10 kadından birini etkileyen bu durum, tanı konulması yıllarca sürebilen, çoğunlukla görünmez bir mücadeleyi beraberinde getirir. Bitkinlik, kilo değişimleri, beyin sisi, depresyon benzeri belirtiler… Bunların hepsini “stres” ya da “yaşın getirdiği şeyler” olarak geçiştiren bir tıbbi sistem içinde, Haşimato tanısına ulaşmak başlı başına bir macera olabiliyor.

Fonksiyonel Yaşam’ın Gerçek Sesler Söyleşileri bölümünde, bu kez 1994 doğumlu başarılı bir grafik tasarımcısı olan Selin Arslan ile konuştuk.

Önemli Not: Bu içerik bilgilendirme ve farkındalık amacıyla hazırlanmıştır; tanı, teşhis veya tedavi yerine geçmez. Sağlık, beslenme, psikoloji, egzersiz veya yaşam tarzınızla ilgili değişiklikler yapmadan önce, kişisel durumunuza uygun değerlendirme için nitelikli bir uzmana danışmanız önerilir.

Selin Arslan
Selin Arslan – Haşimato ile Yaşamak | Fonksiyonel Yaşam

FY – Nur: Haşimato tanısı nasıl geldi? Belirtilerin ne zaman başladı?

Selin Arslan: Aslında belirtileri çok daha önce başlamıştı ama ben bunları hastalık olarak okuyamadım. 28 yaşımdaydım, o dönem çok yoğun çalışıyordum. Sabah kalkmak zordu, gün ortasında öyle bir yorgunluk çöküyordu ki masada kafam dönüyordu. Saçlarım dökülüyordu, üşüyordum — yaz aylarında bile. Ailem ‘kansızlıktan olur’, doktorlar ‘stres yapıyorsun’ dedi. Bir doktor bana antidepresan yazdı, almadım. İçimden bir ses farklı bir şey olduğunu söylüyordu.

FY – Nur: Tanıya nasıl ulaştın?

Selin Arslan: İki yıl boyunca farklı doktorlara gittim. TSH değerim her seferinde ‘sınırda normal’ çıkıyordu, hiç kimse TPO antikorlarına bakmıyordu. Bir doktor bana şunu söyledi: ‘Hipotiroid değilsin, tiroidin çalışıyor, bir şeyin yok.’ Ben de inandım bir süre. Ama belirtilerim geçmiyordu.

FY – Nur: Peki Haşimato ile hipotiroidizm aynı şey değil mi? Çoğu insan bu ikisini karıştırıyor.

Selin Arslan: Ben de karıştırıyordum, ta ki doğru doktora gitene kadar. Sonradan öğrendim ki hipotiroidizm tiroid bezinin yeterince hormon üretememesi — yani bir işlev sorunu. Haşimato ise bunun çok daha ötesi: bağışıklık sisteminin tiroid hücrelerine saldırdığı otoimmün bir hastalık. Haşimato zamanla hipotiroidizme yol açabiliyor, ama başlangıçta TSH normal görünebiliyor. İşte tam orada kayboluyorsunuz sistemde — ‘hipotiroid değilsin’ deniyor ama Haşimato’nuz var, antikorlarınız yükseliyor, vücudunuz sessiz bir savaş içinde. O doktor teknik olarak yanlış söylememişti belki ama eksik söylemişti. Ve o eksiklik benim için iki yıl demekti. Sonunda bir endokrinoloji uzmanı TPO ve anti-TG antikorlarını istedi — değerlerim çok yüksekti. ‘Haşimato var’ dedi. İlk tepkim ağlamak oldu ama bu sefer korkudan değil, rahatlamaktan. Yani gerçekten bir şey vardı. Hayal etmiyordum.

FY – Nur: Tanıyı öğrenince hayatın nasıl değişti?

Selin Arslan: Önce internete düştüm tabii, herkes gibi. Ama sonra daha seçici olmayı öğrendim. Doktorum bana sadece ilaç yazmakla kalmadı — beslenme değişikliği, stres yönetimi ve bazı takviyeler önerdi. Asıl dönüşüm orada başladı. Glüten ve süt ürünlerini büyük ölçüde hayatımdan çıkardım, çünkü bazı araştırmalar otoimmün tiroid hastalarında bu hassasiyetin yaygın olduğunu gösteriyor. İlk üç ayda farkı hissettim. Beyin sisi azaldı, sabah kalkmak kolaylaştı.

FY – Nur: Takviye ya da destekleyici uygulamalar kullandın mı?

Selin Arslan: Evet, doktorum önce kan değerlerime baktı — D vitamini çok düşüktü, onu düzelttik. Sonra selenium önerdi; tiroid sağlığı için gerçekten kritik bir mineral, vücudun oksidatif stresi azaltmasına yardımcı oluyor. Bir de çinko ekledik. Ama şunu vurgulamak isterim: bunları kendim karar verip almadım, değerlerime göre, doktor gözetiminde kullandım. Takviye konusunda ‘herkes alıyor ben de alayım’ mantığı Haşimato’da işe yaramıyor, hatta bazen zarar da verebiliyor — mesela iyot takviyesi Haşimato’da tartışmalı, bazı hastalarda iltihabi süreci tetikleyebiliyormuş.

FY – Nur: Peki yoga ya da hareket meselesine nasıl geldin?

Selin Arslan: Doktorum ‘yüksek yoğunluklu egzersiz kortizol yükseltir, Haşimato’da bunu dikkatli yönetmek lazım’ dedi. Ben de koşuyu bırakıp yogaya geçtim. İlk başta kendime yenik düşmüş gibi hissettim açıkçası — koşmayı seviyordum. Ama yoga bana bambaşka bir şey öğretti: bedeni dinlemek. Şimdi haftada üç gün yin yoga yapıyorum, bir gün de yürüyüş. Stres yönetimi de bunun bir parçası — meditasyon uygulamaları, uyku saatine dikkat etmek… Kulağa klişe geliyor ama kortizolü dengelemek Haşimato yönetiminin gerçekten önemli bir ayağı. Hâlâ ilaç kullanıyorum ama artık ilacı tek başına yeterli görmüyorum. İlaç, beslenme, takviye, hareket, stres — hepsi birlikte çalışıyor bende.

FY – Nur: Günlük hayatında en çok neyi zorlaştırıyor Haşimato?

Selin Arslan: Görünmez olması. Dışarıdan sağlıklı görünüyorsun, kimse anlamıyor neden yorgunsun ya da neden o toplantıya katılamadın. Bir de öngörülemezlik var — bazen gerçekten iyi hissediyorsun, bazen sebepsiz yere yataklık ediyorsun. Bu düzensizliği insanlara anlatmak çok yorucu. İş hayatında performans baskısıyla, hastalığın ritmiyle barışmaya çalışmak… ikisi çatışıyor sürekli.

FY – Nur: Çevrenin tutumu nasıl oldu? Ailen, arkadaşların…

Selin Arslan: Annem çok destekçi oldu, beraber araştırdık, kitaplar okuduk. Ama bazı arkadaşlar ‘herkesin tiroid sorunu var, bir şey olmaz’ dedi. Bu cümle çok incitici. Çünkü Haşimato sadece tiroid sorunu değil — otoimmün bir hastalık, vücudun kendine savaş açması. Bazen insanları eğitmek de bir yorgunluk kaynağı oluyor.

FY – Nur: Yeni tanı alan birine ne söylemek istersin?

Selin Arslan: Önce şunu: panik yapmana gerek yok, bu yönetilebilir bir hastalık. Ama ‘yönetilebilir’ derken ‘önemsiz’ demiyorum — ciddiye al. Sadece TSH’a bakma, antikorlarını da takip et. Beslenmeye dikkat et, uyku düzenini koru. Ve en önemlisi: kendine inanmayı bırakma. Belirtilerin gerçek, seni dinleyen bir doktor bulana kadar aramayı bırakma.

FY – Nur: Geleceğe dair büyük hayalin var mı?

Selin Arslan: Haşimato’nun bir parçam olduğunu kabul ettim artık — düşmanım değil, öğretmenim gibi görüyorum onu. Bana sınırlarımı öğretti, bedenimi dinlemeyi öğretti. Bundan sonra bu deneyimi başkalarıyla paylaşmak istiyorum. Belki bir gün ‘ben de aynı şeyi yaşadım, yalnız değilsin’ diyebileceğim birileri olur.

https://www.fonksiyonelyasam.com/wp-content/uploads/2025/11/selin-arslan-fonksiyonelyasam-com.png
Selin Arslan – Haşimato ile Yaşamak | Fonksiyonel Yaşam

✦  Her tiroid hikâyesi farklıdır.

Haşimato tanısı almak, uzun ve yorucu bir sürecin sonunda gelen bir cevaptır — ve bu cevap aslında yeni bir başlangıçtır. Hangi düzeyde tiroid hormonu desteğine ihtiyaç duyduğun, beslenme değişikliklerinin sana ne kadar yardımcı olabileceği gibi sorular için bir endokrinoloji uzmanı ya da fonksiyonel tıp doktoru ile çalışmak fark yaratabilir.

→ Daha fazla bilgi için fonksiyonelyasam.com ‘u ziyaret edin.

Gerçek Sesler

Benzer yollardan geçen başka hikâyeler de var.
Hepsini okumak için tıklayın ↓

Diğer Hikâyeleri Oku →

FY — Bilgilendirme

Uzmana danışın

Bu içerik bilgilendirme ve farkındalık amacıyla hazırlanmıştır; tanı, teşhis veya tedavi yerine geçmez. Sağlık, beslenme, psikoloji, egzersiz veya yaşam tarzınızla ilgili değişiklikler yapmadan önce, kişisel durumunuza uygun değerlendirme için nitelikli bir uzmana danışmanız önerilir.

Yasal Uyarı: Bu içerikte yer alan bilgiler yalnızca eğitim, bilgilendirme farkındalık amaçlıdır. Tanı ve tedavi yerine geçmez. Sağlık durumunuzla ilgili kararlar almadan önce mutlaka doktorunuza veya yetkin bir sağlık profesyoneline danışın.
Author: Nur Sümer
Nur Sümerler, İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde Radyo, Televizyon ve Sinema eğitimi aldı. İnsan hikâyeleri, görünmeyen sağlık mücadeleleri ve farkındalık yaratma projeleri üzerine yazılar kaleme alıyor. FonksiyonelYasam.com’da yer alan içeriklerinde toplumun sesi olmayı, farklı hayat deneyimlerini görünür kılmayı amaçlıyor. | Nur Sümerler is a freelance writer focusing on human stories, health awareness and social impact. She contributes to FonksiyonelYaşam.com with articles that aim to give voice to diverse experiences.