Bakırın gücünden sayı sekanslarına: Fonksiyonel yaşamda alternatif denge yolları
Fonksiyonel yaşam, doğanın sunduğu elementleri doğru şekilde kullanmayı da kapsar. Yüzyıllardır bakırın, doğal taşların ve hatta sayıların enerjisine atfedilen anlamlar; insanların beden ve zihin dengesini güçlendirmek için başvurduğu yöntemler arasında olmuştur. Modern dünyada çoğu zaman “alternatif” olarak görülen bu alanlar, aslında hem kültürel hem de tarihsel bir zenginliğin parçasıdır.
Bu perspektifi yakından tanıyan isimlerden biri de, uzun yıllar kurumsal hayatta çalıştıktan sonra tutkularının peşinden giden bir kadın girişimci: Vildan Gölbaşlı. Doğal taşların şifalı yanlarıyla, bakırın gücüyle ve sayı sekanslarıyla yaptığı çalışmalarıyla dikkat çeken Vildan, bugün deneyimlerini el emeği üretimlerle birleştiriyor.

Röportaj
Fonksiyonel Yaşam (FY): Fonksiyonel yaşamda doğal taşların ve bakırın yeri nedir? Sizce bu elementler beden ve zihin sağlığını nasıl destekliyor?
Vildan Gölbaşlı (VG): Bu malzemeler benim için yaşamın içinde dengeyi hatırlatan dostlar gibi. Yüzyıllardır hem kültürel hem de spiritüel alanlarda kullanıldığını biliyoruz. Ben onları enerji taşıyan küçük pusulalar olarak görüyorum.
Araştırmalar da bunu destekliyor. Yarı değerli taşların piezoelektrik özellikleri olduğu, vücutla temas halinde hücresel iletişimi etkileyebileceği yönünde çalışmalar mevcut (PubMed ID 28456756). Bakır ise daha net. Vücudun enerji üretiminde, bağışıklıkta, sinir sisteminde ve kollajen sentezinde rol oynuyor (PubMed ID 19939919, 31458390). Ayrıca antimikrobiyal etkisi klinik araştırmalarda defalarca kanıtlanmış (PubMed ID 32361790).
Benim deneyimim şu oldu: Taşlarla çalışırken zihnim sakinleşiyor, bakırla temas ettiğimde bedenimde bir canlılık hissi oluşuyor. Yani biri zihni, diğeri bedeni hatırlatıyor.
FY: Özellikle bakırla çalıştınız ve bu süreçte onun “şifa taşıyan bir element” olduğunu vurguladınız. Bakırın öne çıkan özelliklerini bizimle paylaşır mısınız?
VG: Kurumsal çalıştığım yıllarda, aldığım eğitimler ve uzman hekimlerle yaptığım çalışmalar sayesinde minerallerin önemini öğrendim. Sonra bakırı atölyemde sanatla buluşturdum. Geçmişte öğrendiğim bilgiyle bugün hissettiğim bir araya geldi.
Bakır yüzeylerin bakteri ve virüsleri kısa sürede yok ettiğini araştırmalar söylüyor (PubMed ID 32361790). Ayrıca hücrelerde enerji üretimi, sinir sistemi ve bağışıklık için temel bir mineral (PubMed ID 19939919, 31458390). Eksikliğinde yorgunluk ve bağışıklık zayıflığı görülebiliyor.
Benim için bakırın en özel tarafı hem fiziksel hem duygusal destek vermesi. Tenle temas ettiğinde dolaşımı uyarıyor, insana sıcaklık katıyor. Müşterilerimden de hep benzer geri dönüşler aldım: bakırı takarken kendilerini daha dengeli ve rahat hissettiklerini paylaştılar.
FY: Doğal taşlarla birlikte sıkça duyduğumuz konulardan biri de sayı sekansları. Siz de zamanında bakır bilekliklerde bu sayı dizilerini kullandınız. Nedir bu sayı sekansları ve insanlar neden onlara bu kadar ilgi gösteriyor?
VG: Evet, doğru. Tasarımlarımda bakır bileklikler üzerinde Grabovoi sayılarını kullandım. Çünkü insanlar sadece bir takı değil, aynı zamanda hayatlarına anlam katan bir sembol taşımak istiyorlardı.
Grabovoi sayıları, Rus matematikçi Grigori Grabovoi tarafından ortaya atılmış bir yöntem. Belirli sayı dizilerinin titreşimsel bir enerji taşıdığına ve kişinin hayatında sağlık, bolluk, denge gibi alanlarda dönüşüm yaratabileceğine inanılıyor.
Psikolojide bunun karşılığı var. İnsan zihni sembollere ve ritüellere çok duyarlı. Placebo araştırmaları bunu gösteriyor (PubMed ID 23946767). Yani sayıların gücü aslında kişinin kendi bilinçaltından geliyor.
Benim için bu sayıların önemi, kişiye sürekli niyetini hatırlatması. Doğal taşın enerjisi, bakırın bedensel desteği ve sayının sembolik gücü birleştiğinde ortaya küçük ama güçlü bir denge alanı çıkıyor.
FY: Sizce doğal taşlar, bakır ve sayı sekansları modern yaşamın stres ve karmaşası içinde nasıl bir denge unsuru olabilir?
VG: Hepimizin ortak problemi hız. Bildirimler, işler, beklentiler derken zihnimiz hiç susmuyor. Böyle bir ortamda insanlar küçük de olsa dengeyi hatırlatacak işaretler arıyor.
Doğal taşlar elde tutulduğunda “grounding” etkisi yaratıyor. Mindfulness araştırmalarında bu tekniklerin kaygıyı azalttığı gösterilmiş (PubMed ID 35078012). Bakırın bedensel etkileri daha somut: enerji üretimi ve antioksidan sistemlerdeki rolüyle canlılık hissi veriyor (PubMed ID 31458390). Sayı sekansları ise bilinçaltına niyetin hatırlatılması gibi çalışıyor.
Benim için bu unsurlar mucize yaratmıyor, ama zihne “yavaşla” sinyali veriyor.
FY: Yıllarca kurumsal hayatta çalıştıktan sonra, el emeği ve doğal materyallerle üretim yapmayı seçtiniz. Bu karar sizin için nasıl bir yolculuktu?
VG: Uzun yıllar kurumsal hayatta çalıştım. Uluslararası firmalarda disiplin, planlama, bilimsel bakış açısı öğrendim. Fakat bir süre sonra kendimi sadece başkalarının hedeflerine koşarken buldum.
Atölyeye geçtiğimde ilk defa işin ötesinde ruhumu da besleyen bir şey yaptığımı hissettim. İlk bilekliğim ortaya çıktığında “ben sadece iş yapmıyorum, üretiyorum” dedim.
Kurumsal hayat bana temel verdi, ama el emeği bana eksik olanı, yani ruhu kattı. Bu karar benim için bir çıkış değil, kendime dönüş yolculuğuydu.
FY: “Do what you love” mottosu üzerinden bakarsak; tutkularınızla çalışmanın size kattığı en değerli şey ne oldu?
VG: Bana kattığı en değerli şey özgürlük oldu. Kurumsal hayatta hep başkalarının takvimine göre yaşıyordum. Tutkularımla çalışmaya başladığımda ise ilk defa kendi ışığımı takip ettiğimi hissettim.
Taşlarla çalışırken ya da içerik üretirken zamanın nasıl geçtiğini fark etmiyorum. Artık başarıyı başkalarının kriterlerine göre değil, kendi huzuruma göre tanımlıyorum. Bu da bana yaşamda en büyük hediye oldu.
FY: Fonksiyonel Yaşam okuyucuları bu alanlarla yeni tanışıyorsa; ilk etapta hangi taşı, hangi elementi veya hangi sayı sekansını hayatlarına katmalarını önerirsiniz?
VG: Başlangıç için hep basit adımlar öneririm. Çünkü bu alanlarda bilgi çok, kafa karışıklığı da fazla.
Taş olarak ametist güzel bir seçim; zihni sakinleştiriyor, odaklanmayı kolaylaştırıyor.
Element olarak bakır ilk adım olabilir; hem vücut için gerekli bir mineral hem de tene temas ettiğinde canlılık hissi veriyor.
Sayı sekansına gelince, “5207418” sık kullanılanlardan. Bolluk ve akış enerjisini sembolize ediyor. Burada önemli olan sayıya yüklediğiniz niyet.
Bir taş, bir bakır bileklik ve bir sayı sekansı. Küçük ama anlamlı adımlar… Asıl güç, sizin onlarla kurduğunuz bağda.
FY: Bugün geriye baktığınızda hem kurumsal hayat hem girişimcilik hem de doğal taşlarla geçen yolculuğunuzda sizi en çok mutlu eden şey nedir?
VG: Beni en çok mutlu eden şey, hayatın parçalarının sonunda birbirini tamamladığını görmek. Kurumsal hayatta kazandığım disiplin, atölyede ürettiğim eserler ve bugün girişimcilik sürecimde insanlara aktardığım tecrübeler… Hepsi bir noktada birleşti.
En büyük mutluluk artık “başarmak” değil, “dokunmak.” Bir bilekliğin bir kadına güç vermesi, bir videomun birine cesaret olması, bir cümlenin bir kalpte yankı bulması… Bütün emeklerimin gerçek karşılığı bu.

Vildan Gölbaşlı’nın paylaştıkları bize gösteriyor ki, fonksiyonel yaşam yalnızca beden ve zihin arasındaki dengeyle sınırlı değil; doğanın sunduğu elementlerle de beslenen bir yolculuk. Taşların enerjisi, bakırın bedensel desteği ve sayıların sembolik dili, günlük hayatın karmaşasında küçük ama güçlü denge hatırlatıcıları olabilir.
Vildan Gölbaşlı’nın deneyimleri, fonksiyonel yaşamın aslında herkesin kendi yolculuğu olduğunu hatırlatıyor. Doğayla kurulan bu bağ, küçük seçimlerle hayatımıza anlam katabilir.
Vildan Gölbaşlı’yı Instagram’da takip edebilirsiniz: @vildangolbasli

